Ailede süregelen ve kalıtımsal yolla geçen bir takım hastalıklar, gebeliğin riskli olarak görülmesine neden olmaktadır. Örneğin mevcut gebelik öncesi anne birden fazla düşük yapmış ise, anne ve ailede kalıtımsal hastalık şüphesi oluşmakta ve bu yönde tetkikler yapılmaktadır.
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden 1980 yılında mezun oldu. 1985 yılında Zeynep Kamil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı oldu. . 1992 yılında Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalında doçentlik ünvanı aldı. . 1994 yılında Zeynep Kamil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Klinik Şefi ve Başhekimi oldu.
1980: Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldu.
1985: Zeynep Kamil Hastanesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanlığını tamamladı.
1992: Doçentlik unvanını aldı.
2006: Sakarya Üniversitesi’nde Profesör oldu ve tıp fakültesinin kuruluşuna katkı sağladı.
Klinik Liderlik: Zeynep Kamil Hastanesi’nde Başhekimlik ve Klinik Şefliği yaptı; Jinekolojik Endoskopi ve IVF birimlerini kurdu/yönetti.
Uluslararası Deneyim: ABD’de Yale Üniversitesi’nde çalışmalar yürüttü.
Özel Sektör: 2003 yılında kendi merkezini kurdu; günümüzde İstanbul Ataşehir’deki özel ofisinde hastalarına hizmet vermeye devam etmektedir.
Tüp bebek tedavisini başarısı kuşkusuz her çift için farklı olacaktır. Tüp bebek tedavilerinde ne yazık ki her zaman başarılı sonuç elde etmek mümkün değildir. Tüp bebekte başarı şansı değerlendirilirken en önemli faktör anne adayının yaşıdır.
Eğer hasta adet gecikmesi ile başvuruyor ise, aksi ispatlanana kadar durumun gebelik olduğu kabul edilmelidir. Eğer adet gecikmesi yaklaşık bir hafta kadar ise yapılacak vajinal ultrason ile gebelik kesesi görülerek gebelik saptanılabilir.
Ultrasonografi, yani daha bilinen adıyla ultrason, gebelikboyunca doktor tarafından bebeğin kontrolü için kullanılan bir teknolojidir. Ultrasonda, ses dalgalarının plasenta ve bebeğin organlarına çarpıp geri dönmesiyle görüntü oluşmaktadır.
Ailede süregelen ve kalıtımsal yolla geçen bir takım hastalıklar, gebeliğin riskli olarak görülmesine neden olmaktadır. Örneğin mevcut gebelik öncesi anne birden fazla düşük yapmış ise, anne ve ailede kalıtımsal hastalık şüphesi oluşmakta...
Histeroskopi rahim içi ve rahim ağzının incelenmesi amacı ile uygulanan bir çeşit tetkik yöntemidir. Endoskopi benzeri bir yöntem olan histeroskopi işlemi; vajinal yolla rahim içi ve rahim ağzının değerlendirilmesi için uygulanmaktadır.
Histeroskopik cerrahi, rahim içini ilgilendiren hastalıkların tanısı ya da tedavisi amacı ile rahim iç boşluğunun çeşitli optik aletler ile direkt olarak gözlenmesidir. Bu işlem için 2-9 milimetre çapları arasında teleskoplar kullanılmaktadır.
1. Aşama
2. Aşama
3. Aşama
4. Aşama
5. Aşama
Kadınların yumurtalarının gelişimi için farklı uyarıcı hormon ilaçları kullanılabilmektedir. Bunlar çoğunlukla karın cildinden uygulanan ilaçlardır. Hasta adet gördüğünde başlanılan uyarıcı ilaçlar ile 10-14 gün içinde yumurtaların gelişimi sağlanılmaktadır. Eğer adet öncesinde yumurtaların baskılanması gerekirse ilaç kullanım süresi uzayabilir. Normalde ayda bir yumurta üreten kadınlardan, yumurtlama arttırıcı bu ilaçlar ile 5–10 yumurta elde etmek mümkün olabilmektedir.
Yumurtalar gelişirken, hastalar belirli aralıklarla ultrason ve kan tetkiki ile değerlendirilmelidirler. Yapılan bu incelemelerde yumurtaların kontrollü şekilde gelişmeleri sağlanır ve zamansız çatlamalarının engellenmesi için ilave ilaçların zamanlamasına karar verilir. Yumurtalar belli bir büyüklüğe ulaştığında, halk arasında “çatlatma iğnesi” olarak adlandırılan ilaçlar ile yumurtaların olgunlaşması sağlanır.
Yumurtalar belirli bir büyüklüğe ulaşması ile uygulanan “çatlatma iğne”sinden yaklaşık 36 saat sonra toplanmalıdır. “OPU (oosit pick-up)” adı verilen yöntem ile tüm yumurtalar toplanılır. Yumurta toplam işlemi vajinal ultrason probuna ilave edilmiş özel bir kanül yardımı ile yapılmaktadır. Ultrason probu vajinaya uygulandığında özel tünelinden ilerletilen kanül ile yumurtalara tek tek girilerek içerikleri aspire edilirler. İşlem süresi ortalama 15-20 dakika arasında değişmektedir.
Yumurta toplama işlemi hastaya bağlı olmak üzere genel ya da lokal anestezi ile yapılabilir. Lokal anestezide rahim ağzına uygulanan enjeksiyonlar ile ağrı hissi azaltılır. Genel anestezi uygulanacak hastaların işlemden altı saat öncesinden ağızdan beslenmeyi kesmesi gerekmektedir.
Toplanan yumurtalar ameliyathane içindeki embriyoloji laboratuarına verilir. Embriyologlar toplanan yumurtaları mikroskop altında inceleyerek, özel sıvılarda korumaya alırlar.
Yumurta toplama işlemi düşük riskli bir cerrahidir. Hastalarda işlem sonrası az miktarda ağrı ve kanama gözlenebilir. Genellikle ağrı kesiciler ile ağrı tamamen kesilebilirken, kanama birkaç günde tamamen yok olur.
Toplanan yumurtalara uygulanacak laboratuar işlemlerine anne adayının yaşı, yumurta sayısı ve kalitesi, sperm durumu (sayı, hareket ve şekil), daha önce tüp bebek denemesi olup olmadığı, genetik tarama yapılıp yapılmayacağı konuları değerlendirilerek karar verilir. Klasik tüp bebek yönteminde hazırlanan yumurtalar ve yıkanmış spermler özel besiyerlerinde karşılaştırılır. Bu işlem yumurta başına düşen sperm sayısı hesaplanarak yapılır ve bu işlemde sperm, yumurtayı döllenme işini kendisi gerçekleştirir. Toplam 18-20 saat sonra döllenmenin gerçekleşip gerçekleşmediğinin kontrolü yapılır.
Sperm parametreleri normal sınırların altında olduğunda, spermin dölleme yeteneği çok düşük olacaktır. Bu gibi durumlarda “mikroenjeksiyon” tekniği tercih edilmelidir. Ancak günümüzde gebelik şansının daha yüksek olduğu düşüncesi ile klasik tüp bebek yönteminin yerini tamamen mikroenjeksiyon tekniği almıştır. Mikroenjeksiyon tekniğinde, toplanan yumurtalar önce mekanik ve enzimatik işlemlerden geçirilerek etrafındaki komşu hücrelerinden temizlenir. Ardında yumurtalar döllenmeye müsait olan metafaz-II evresine geçmeleri gözlenir. Bu evreye geçmiş olgun yumurtalara, mikromaniplatör dediğimiz özel mikroskop eşliğinde sperm enjekte edilir. Mikroenjeksiyon tamamlandığında yumurtalar yeni bir besiyerine alınarak saklanırlar. Yaklaşık 18-20 saat sonra döllenme kontrolü yapılmalıdır. Döllenmenin gerçekleştiği embriyolarda hücreler bölünerek çoğalmaya başlar. Embriyoların dayanıklılıklarına göre transfer günü belirlenir.
Döllenme kontrolü yapılan embriyolarda, embriyologlar bazı parametrelere bakarak embriyo kalitesi değerlendirirler. Embriyo transferi ikinci günden beşinci güne kadar herhangi bir günde yapılabilir.
Embriyo transfer işleminde hasta muayene pozisyonunda yatırılır. Vajina ve rahim ağzı salgıları embriyoların beslendiği, steril kültür sıvıları ile temizlenir. Ardından özel yumuşak kateterler kullanılarak ultrason eşliğinde embriyolar anne rahmine yerleştirilir. Bu işlem çok kısa süreli ve ağrısız bir işlemdir. Anne adayının kısa süreli bir yatak istirahatından sonra kullanacağı ilaçlar hakkında bilgi verilerek hasta taburcu edilir.
Embriyo transferinin ardından anne adayı normal hayatına geri dönebilir. Yapılan araştırmalar transfer sonrası hastanın devamlı yatak istirahatında takip edilmesinin yararsız olduğunu göstermiştir. Bu nedenle anne adayı kendini zorlamadan normal sosyal hayatına geri dönebilir.
Embriyo transferinden sonra gebelik şansının artması için bazı hormon ilaçları verilir. Hastanın bu ilaçları düzenli alması çok önemlidir. Transferden yaklaşık 12-14 gün sonra anne adayı kanda gebelik (B-HCG) testi yaptırmalıdır. Tüm tedavinin en zor kısmı embriyo transferi sonrası beklenilen bu süredir. Testi sabırsız davranarak erken yaptırmak kafa karıştırıcı olabileceği için önerilmemektedir.
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Infertilite, IVF , Jinekolojik Endoskopik Cerrahi ve Perinatoloji Uzmanlığı